N.K.Ü. Rektörlük Konferans Salonunda ”Ayçiçek” konulu toplantı yapıldı.


KANOLA KÖKÜ
Önemli işlevleri olan kompleks bir sistem içerir.
Kanola, kısa sürede toprağa oturan güçlü bir kök sistemi oluşturur. İlk aşamada, genç bitkinin filizinde üretilen fotosentez enerjisinin % 50 sini kök olşumunda kullanır. Bitkinin, iyi çalışan bir kök sistemi için yaptığı yatırım, kritik şartlarda bile iyi bir verim sağlar.
Kanolanın kök sistemi 1,80 m derinliğe kadar gelişebilir. Üst kısımda güçlü yan kökler, alt kısmında uzayan yan kökler bulunan güçlü bir kazık kök oluşturur.
Turpgiller olarak Kanola, alışılmışın dışında çok uzun (5 mm ye kadar) saçaklara sahiptir. Diğer Brassicaceae’lerde olduğu gibi Toprakta bulunan Mykorrhiza-Mantarları ile symbiyotik ilişki kurmaz. Böylece fungal hiflerin toprakta oluşturduğu gözeneklerin eksikliği nedeniyle, su ve besin maddesi alımının iyi olması için, mümkün olduğunca ince bir kök sistemi oluşturmak zorunda.
Genç kökün görünümü camsı-beyaz, yaşlı kökün yüzeyi beyazımsı görünür.
Bir Kanola bitkisinde, hasata kadar olan toplam kök gelişimi, 60 km/m2 ye ulaşabilir (0-100 cm derinlikte). Toprağın üst katmanlarında, kök yoğunluğu aşağıya göre daha fazla oluşur. Kanola kökünün yaklaşık % 80 i topraktaki ilk 30 cm derinlikte bulunur.
Genç kanola bitkisinin yapraklarında, fotosentez yoluyla elde edilen enerjinin yaklaşık % 50 si, iyi bir kök gelişimini garantilemek üzere, köklere gönderilir. Böylece; yüksek verim elde etmek için, işlevini tam yapan bir kök yapısının ne kadar önemli olduğu ortaya çıkıyor.
Kök sistemini dört ana bölümde inceleyebiliriz.
Kök Ucu (Kaliptra): Salgıladığı sıvı ile kökün toprakta ilerlemesini sağlar. Aynı zamanda, bitki filizine sinyal oluşturan fütohormonların sentez yeridir.
Uzama Bölgesi: Sürekli hücre bölünmesi olan meristemi de içine alan, kökün büyümesini sağlayan kısımdır.
Yankök Bölgesi: Besin maddelerinin alınmasını kolaylaştıran geniş yüzeye sahiptir.
Gelişme Bölgesi: Kanola kökü, diğer kültür bitkilerine nazaran daha uzun Emici tüyler oluşturur. Bunun sonucu olarak, diğer brassicaccealar da olduğu gibi, simbiyoz mantar Mykorriza girişini engeller. Oluşturduğu ince tüyler ile optimal su ve besin maddesi alımını temin eder.
ÇEVRE ŞARTLARINA UYUM
Uygun şartlarda bitki gelişimi zaten optimaldir. Büyük bir kök sistemine gerek yoktur. Uygun olmayan şartlarda, örneğin kurak dönemlerde kök sistemi önemlidir. Yağışların kısıtlı olduğu yıllarda kökün derine gelişmesi verimin garantisidir.
GELİŞMEYİ ÇEVRE VE İKLİM ŞARTLARI BELİRLER
Kanola kökü çok dinamik bir organdır ve değişen doğal şartlara uyum sağlar. Örneğin; toprak yüzeyindeki kuraklık, kök gelişimini derindeki neme yönlendirir. Kurak geçen sonbaharda kök gelişimi daha derin olur. Yağmur yağınca üst bölgelerde gelişerek besin maddesi alımını sağlar.
BESİN MADDELERİ BÜYÜMEYİ SAĞLAR
Olabildiğince derin olması arzu edilse de, kanola kökünün %80 lik kısmı toprağın 20-30 cm üst bölgesinde bulunur. Bitkinin alabileceği durumda olan besin maddeleri burada yoğunlaşır. Kökün büyümesi ve kök sisteminin gelişiminde, her besin maddesi farklı etki yapar. Azot ve fosforun hafif eksikliği, yan köklerin ve kök tüylerinin oluşmasına neden olur. Bitki, toprakta daha fazla yüzey oluşturmaya gayret eder. Buna karşılık, lokal azot ve fosfor bölgesinde kök gelişimi yoğunlaşır.
Kök gelişimi, magnezyum, potasyum ve mangan eksik olan bölgede yoğun olmaz. Bu elementlerin eksikliği, fotosentez işlevini ve köke asimilat transportunu sınırlar. Bitkide, yeni kök geliştirecek enerji eksikliği görülür.
KÖKÜN BÜYÜMESİNİ HORMONLAR YÖNLENDİRİR.
Kök gelişiminin ve sap/kök oranının yönlendirilmesinde bitkisel hormonlar (Auxin, Cytokinin, ethylen, giberilin ve abscisin asidi) önemli rol oynar. Gelişim düzenleyici fungizitler de hormon miktarını değiştirerek, kökün büyümesini etkiler.
KÖK GELİŞİMİNDE SU VE OKSİJENİN ÖNEMİ
SU ( H2O )
Su olmazsa çimlenme olmaz, güçlü kök ve bitki gelişimi olmaz.
Suyun depolama organları ve embriyo tarafından alımı ile enzimler aktifleşir ve Hücre duvar basıncı (turgor) oluşur. Büyüme ve uzamanın ilk şartı turgor basıncının oluşmasıdır. Suyun hücre içine alınması, su kanalları (aquporin) ile düzenlenir. Toprakta bulunan suyun kökler tarafından alınıp, filizlerden yapraklara taşınma potansiyeli oluşur. Burada çekici güç buharlaşma (transpirasyon) yapraklardaki stomata tarafın dışarı verilen su (buhar).
TOPRAKTAKI SUYUN BITKIYE NÜFUS ETMESI IÇIN ÜÇ ÖNEMLI ENGELI AŞMASI GEREKIYOR.
Su moleküllerinin serbest hareket edebilmesini absorbsiyon, eksi yüklü toprak parçacıkları (ton mineralleri ve humus parçacıkları gibi) tarafından kısıtlar.
Abscisin asidi miktarının değişmesi ile etkilenir.
Ekstrem durumlarda, çiçeklenme için kritik olan kuraklık stresi başlar. Üretilen abscisin asidi, üretimi, polenlerin ana hücresinde mayoz engelleyerek, fertilitet ve tohum oluşumu azalır.

OKSİJEN ( O2 )
Oksijen eksikliği, doğrudan kök gelişimini ve dolaylı olarak da toprağın yapısını etkiler.
Topraktaki oksijenin azalması ile köklerin etkilenmesi, toprak ısısına ve filizlerden köke olan bitki içindeki difüzyona bağlıdır.

TOPRAKTA SU BİRİKİMİ:
SU OKSİJENİ ENGELLER
Kökün aktivitesini engeller ve arob toprak organizmaları besin elementlerini yararsız hale
getirir.
→ Besin elementlerinin (N, K, Cu, Zn ve Mn) ve de suyun alımı zorlanır.
Stres hormonları oluşur (abscisin asidi ve ethylen)
→ bitki ve kök gelişimi önemli ölçüde engellenir.
Fermantasyon. Toksik fermantasyon maddelerinin oluşması.
→ Metabolizmanın bozulması.
KÖKÜN KİMYASI
KÖK GELİŞİMİNDE BESİN ELEMENTLERİ VE HORMONLARIN ETKİSİ
Kök, gerek duyulan besin elementlerine uygun bir sistem geliştirir. Bunun yanında hormonlar da, büyüme ve gelişmede önemli rol oynarlar.
BESİN ELEMENTLERİ
Topraktaki besin elementleri pasif olarak uzun bir yol kat ederek, hücre duvarlarındaki su dolu boşluklara transportu, yapraklardaki transpirasyon (buharlaşma) ile gerçekleşir.
Besin elementlerinin hücre içine alımı ve iletim dokusuna (xilem) yüklenmesi, hücre membranındaki özel bir transport sistemi ile, besin maddelerini selekti
f alarak sağlar.
Alış hızı, kök verimliliğine (uzunluk ve yüzey gelişimi) bağlıdır. Bazı besin elementlerinin eksik olması durumunda (örn. Fosfor veya demir eksikliği) bitkiler, organik asitler veya fosfor parçalayıcı enzimler salgılayarak, kök bölgesindeki toprağın kimyasını, gerekli besin maddelerinin çözünürlüğünü lokal olarak artıracak şekilde değiştirirler. Özellikle kanola da fosfor eksikliği, genellikle kök uçları bölgesindeki lokal asitlenme ile fosfor ve diğer elementlerin kullanılabilirliğini artırır. Kökün yapısı, besin elementlerinin kullanılabilirliğine uyum sağlayacak durumdadır.
Köklerin genişleme ve dallanması toprağın nemine bağlı olsa da su ve besin maddesi rezervlerine göre de belirli oranda büyüme gösterir.
Besin elementlerinin alımı, filizlerden düzenli olarak temin edilecek karbon hidratlara bağlıdır. Aynı şekilde CO2 asimilasyonu, besin elementlerinin düzenli teminine bağlıdır. Kök gelişimi, bu iki faktörün oluşumu ile gerçekleşir. Şeker üretiminin fazla olması halinde, köklerde veya diğer depolama organlarında rezerv edilir.
HORMONLAR
Oksin, giberalin, sitokinin, absisik asit ve etilen bitkinin gelişimini ve metabolizmasını yöneten klasik hormonlardır.
Sitokininler genel olarak kök uçlarında oluşur, oradan filizlere taşınır ve dallanmayı destekler. Giberalinler de hücre bölünmesini ve uzayıp büyümeyi teşvik ederler. Bunların karşıtı oksinler filizin dallanmasını engeller ve genç yaprakların tomurcuğunda üretilip köklere transport edilir. Orada etilen ile birlikte, sitokininlerin engellemesine karşın kökün dallanmasını ve saçak köklerin oluşmasını teşvik ederler. Bitki gelişiminin o anki doğal şartlara uyumunu sağlayan sinyali veren bitkisel hormonların sentezi ve transportu çevre şartları tarafından belirlenir. Örneğin; topraktaki azot ve fosfor eksikliği, bitki hücreleri metabolizması etkilenmeden çok daha önce, birkaç saat içinde sitokinin üretimini azaltır ve filizin büyümesini engeller.
Kök dokusunda sitokinin üretiminin azalması, hormon dengesini oksin ve etilen lehine değiştirerek yan kök ve saçak köklerin gelişimini stimule ederek ilave besin maddesi alımını sağlar. Besin elementlerinin yeterli olması durumunda yüksek miktarda sitokinin üretimi ile filiz gelişimi desteklenir ve kök gelişimi daha az teşvik edilir. Birçok hormon konsantrasyona bağlı olarak tamamen ters etki gösterebilir.
Sentetik gelişim düzenleyicilerin aplikasyonu ile hormon dengesine müdahale edilebilir ve örneğin; giberelin sentezi engellenerek filiz gelişimi kısıtlanır veya sentetik oksin ile kök gelişimi desteklenebilir. Sitokinin ve oksinler daha güçlü etki yaparlar. Sonuç olarak kök gelişimi, filizin büyümesinden daha hızlı olur.
HORMONLARIN ETKİ ALANLARI :
OKSİN :
SİTOKİNİN :
ETİLEN :
GİBERELLİN :
ABSİSİK ASİT :
ISI VE IŞIĞIN KÖK GELŞİMİNE ETKİSİ
Toprağın ısısı ve ışık yoğunluğunun, kök gelişimine etkileri farklı olur.

Isının etkileri:
Tohumun çimlenmesi 10 0C nin altında çok yavaş olur. Kanola tohumu genel olarak 12 0C de çimlenir ve iyi bir gelişme gösterir. Düşük ısılarda kök gelişimi ve bitkinin yapısal gelişimi yavaşlar, besin elementlerinin alımı zorlaşır. Araştırmalardaki ölçümlerde, sıcak ısıların kazık köklere pozitif etki yaptığı görülmüştür.
Sıcak toprak ısısı yan köklerin oluşumunu artırmıştır: 10 0C toprak ısısına nazaran, 15 0C de % 29 ve 20 0C de % 55 daha fazla yan kök oluşumu görülmüştür. Düşük derecelerde yan köklerin kazık köke açısı daralır. Bunun da etkisi, topraktaki köklenme alanının daralması ve neticesinde daha az su ve besin elementi alımı. Toprak ısısının yan köklerin uzunluğuna bir etkisi görülmemiştir.
Ana Şalter IŞIK:
Güçlü bir ışık kaynağı fotosentez yoğunluğunu ve karbon hidrat üretimini artırır. Köklerde karbon hidrat üretimi olmadığı için, filizlerden gelecek takviyeye bağımlıdır. Karbon hidratlar kökte rezerv olarak depolanır veya kökün büyümesini sağlar, kök uçlarındaki yüksek karbon hidrat oranı yan köklerin gelişmesini yönlendirir. Artan ışık yoğunluğu ile birlikte gelişim bölgesinin uzunluğu artar.
Günlerin kısalması ( 21 Eylül ) ile bitki filizi, daha hızlı büyüme sinyalini alır.
Komşu bitkiler arasındaki ışık rekabeti, yaprak oluşumunun yoğunlaşmasına neden olur ve kök gelişimini yavaşlatır. Ekim sıklığı ve geç ekim, güçlü bir kök gelişimi için uygun değildir.
İlk bahardaki metabolizma bozukluğu, depolayıcı ve kullanıcı organlar arasında dengesizlik yaratır. Karbon hidratların kullanıma hazırlanması, genellikle metabolizma değişikliği kadar hızlı olmayabilir.
Çiçek oluşumu esnasında bitkide asimilasyon yavaşlar.
Çiçeklenme ve büyüme esnasında depolanmış rezerve karbon hidrata ihtiyaç duyulur. Translokasyon aksaklıkları çiçek oluşumunda sınırlayıcı olur. Bor, translokasyon işlemini yönlendirilmesinde önemli bir elementtir.
Bitki gelişiminde ışık motor, ısı hızlandırıcı olarak görev alır (Toprak ısısı=Kök; Gün sıcaklığı=Yaprak).
Trakya bölgesinde bu yıl kış ve bahar sezonunun bol yağışlı gitmesi fungal hastalıkları da beraberinde getiriyor. Yağışın normal seviyelerin üzerinde olması yine sıcaklıkların yüksek olmasıyla birlikte sapa(kaleme) kalkmaya başlayan hububatlarda fungal hastalıklar riskini arttırıyor. Arazi ziyaretlerine başlayan mühendislerimizin ilk gözlemleri külleme, septorya ve pas hastalıkları oldu. Sezonun rutubetli ve ılıman olmasıyla birlikte fungal hastalıklara karşı kök boğaz ilaçlamalarının biran önce yapılması bütün üreticilerimize tavsiye edilir.

8 Mart Dünya Kadınlar Gününde Namık Kemal Üniversitesi Bünyesinde Düzenlenen “Tohumculukta ve Tarımda Kadın Eli Başarı Örnekleri” adlı programda Türkiye’de farklı yörelerden kadınların tarımda başarı örneklerini ve üretime kattıkları değerleri kendi ağızlarından dinledik. Ülkemizde tarım alanında en başarılı 5 kadının konuşma yaptığı toplantıda üyelerimizden Elif Mülayim Bayrak’ın babasından miras kalan tarıma nasıl sahip çıkıp ona değer katmak adına çabaladığı ve bu yolda başarılı bir şekilde ilerlediğini gözler önüne serdi. Tarımda kadın eli, tarımın gelişip ilerlemesi için önemli bir etkiye sahip. Dünya Kadınlar Gününüz Kutlu Olsun… Read More
Tekirdağ Milletvekilimiz Sayın Mustafa YEL Önder Çiftçi Projesi’ni ziyaret etmiştir. Türkiye ve Tekirdağ Tarımı üzerine Yöneticilerimizle yeni projelerimiz hakkında fikir alışverişinde bulunmuştur. Ziyaret ve desteklerinden dolayı kendilerine teşekkürlerimizi ve saygılarımızı sunarız.
Önder Çiftçi çatısı altında faaliyet gösteren Tekirdağ Önder Çiftçi Danışmanlık Derneği üyelerinin talepleri üzerine 2018 üretim sezonunda Türkiye’deki baklagil açığını kapatmak amacıyla ve baklagile ödenen döviz miktarını azaltmak için “NOHUT EKİM PROJESİ” başlatmıştır.
Bu kapsamda havza bölge bazlı desteklemelerde Tekirdağ Süleymanpaşa’nın nohut üretim desteğinden faydalanamaması sebebiyle Tekirdağ Önder Çiftçi Danışmanlık Derneği üyeleri ve yönetiminin katkıları ile Süleymanpaşa Tarım İlçe Müdürü Ufuk İşcan, Tekirdağ Tarım İl Müdürlüğü Tarımsal Ürün Destekleme Bölümünden Semih Tunç ve Abdurrahman Erdoğan Bey’in katkılarıyla bölgemizde nohut üretim desteği kapsama alınmıştır. Bütün üreticilerimize hayırlı olsun.

Boğaziçi Üniversitesinin düzenlemiş olduğu Yenilikçi Tarım ve Gıda İşletmeciliği Platformuna Önder Çiftçi Danışmanlık Dernekleri olarak katılım sağladık.
Platforma çok sayıda özel şirket, kurum ve kuruluşların CEO ve Genel Müdürleri konuşmacı olarak katıldılar.
Tarıma dair her konu irdelenirken özellikle sürdürülebilirliğe ve inovasyona dikkat çekildi.
Tarım sektörünün teknolojiye entegrasyonu,finansman,telekominikasyon ve perakende gibi farklı alanlardaki zincirin halkalarının teknoloji yoluyla nasıl bağlandığı ve bağlanacağı örneklerle ele alındı.
Yenilikçi Tarım ve Gıda İşletmeciliği Platformu

SULAR Tarım’ın Malkarada üreticilerimiz için düzenlemiş olduğu fabrika gezisi ve demonstrasyonuna Süleymanpaşa Kaymakamı Sayın Arslan YURT ve Tekirdağ Tarım İl Müdürü Sayın Zekeriya SARIKOCA ile birlikte çok sayıda üreticinin katılımıyla düzenlenen toplantıda sulama hibeleri hakkında bilgilendirme yapıldıktan sonra fabrika gezisi ile ekipmanların kullanımı hakkında bilgilendirme yapıldı.
-Aracımıza Kasko Sigortası için teklif isterken öncelikle araç ruhsatımız ile sigorta acentesinden teklif istemeliyiz. Sadece araç modeli ve araç yaşı ile teklif istiyorsak verilen teklif poliçeleşirken fiyat farkı oluşabilir.

-Sigorta acenteleri tarafından verilen tekliflerde çok farklı fiyatlar olacaktır.
Teklifimizi kıyaslarken öncelikle hasarda araç onarım yerini kıyaslamalıyız;

-Verilen teklifte ihtiyari mali mesuliyet limitlerimiz ne kadardır? (Hasarda bizimde suçumuz varsa karşı tarafa ödenen, trafik sigortasının üstünde kalan kısmın ödenmesi için belirlenen limitlerdir.)
-Verilen teklifte teminatların tamamı muafiyetsiz verilmiş midir?
(Teminatlar: Yanma, Çalınma, Çarpma-Çarpışma, Deprem ve Dolu Teminatı, Sel Teminatı, Grev Teminatı, Terör Teminatı, Sigara Benzeri Teminatı, Yetkili Olmayan Kişilere Çektirme Çekme Teminatı, Anahtar kaybı Neticesinde Aracın Çalınması Teminatı, Kilit mekanizmasının Değiştirilmesi Teminatı, Kemirgenlerin vereceği zararlar teminatı, Yanlış akaryakıt Dolumu Teminatı, Kiralık Araç, Mini Onarım, Ferdi kaza Teminatları, Ferdi kaza Koltuk Deprem Teminatı, Motorlu Araç Hukuksal Koruma Teminatı, Sürücü Hukuksal Koruma Teminatı Assistans Hizmeti ve Yardım Hizmetleri vb)Bir teminat bile eksik verilse yada muafiyetli olarak verilse hasarda sorun yaşayabiliriz.

Eğer bize uygun olan tamir yeri için pakete karar verdiysek, bunun yanı sıra muafiyetsiz tüm teminatlar uygun fiyata teklifte bize verilmişse gönül rahatlığıyla tercihimizi yapabiliriz.
Önder Çiftçi Sigorta olarak bizden kasko ,trafik ,dask,konut poliçesi,tarsim tarım poliçesi ve diğer tüm branşlar için her zaman teklif isteyebilirsiniz.İrtibat Tel: 0282 262 46 71

Önder Çifiçi Sigorta Sorumlusu
Emel Tekin