Trakya’da Sarı Cücelik Virüs Hastalıklarına Karşı Mücadele Yolları

2010-2013 yıllarında Tekirdağ Valiliği İl Özel İdaresince desteklenen ve Prof.Dr.Havva İLBAĞI tarafından yürütülen Projenin Sonuçları açıklandı.

TEKİRDAĞ İLİNDE TAHILLARDA VERİM VE KALİTEYİ DÜŞÜREN VİRÜS HASTALIKLARI İLE MÜCADELE PRENSİPLERİ

1. Uygun Çeşit Seçimi Önemlidir.

Tahıllarda verim ve kalite kayıplarına neden olan Sarı Cücelik Virüs Hastalıkları her çeşit buğdayı ve tahıl bitkilerini hastalandırmaktadır. Bölgemizde ve İlimizde bilinen yüksek verim ve kaliteli ürün sağlayan çeşitler tercih edilmelidir. Bunlar içinde bazı çeşitler sahil kesimlerinde diğer bazıları da iç kesimlerde daha yüksek verim ve daha kaliteli ürün vermektedir. Ayrıca her yıl farklı çeşitler denemekten de kaçınılmalıdır.

2. Kasım Ayında Ekim Yapılmalıdır.

Dünya’da görülmeye başlanan iklim değişikliği nedeniyle tahıl ekim tarihleri de değişmiştir. Yıllardır Ekim ayında yapıla gelen buğday ekimleri bundan böyle Kasım ayına kaymıştır. Trakya’da ve özellikle Tekirdağ İlinde ekim zamanı 10 Kasım – 30 Kasım tarihleri arası dikkate alınmak suretiyle Kasım ayının ikinci haftasından itibaren yapılacak olan ekimlerin Sarı Cücelik Virüs Hastalıkları ile mücadelede yararlı olacağı belirlenmiştir.

3. Anıza Ekim Yapılmamalıdır.

Tarlaya üst üste buğday ekmekten veya buğday üstüne arpa, yulaf gibi bir başka tahıl ekmekten kaçınılmalıdır. Çünkü buğday hasadında dökülen daneler tohum yatağını hazırlarken kendi gelen bitkiler olarak erken çıkış yapmakta ve yaprak bitlerinin taşıdığı ve bulaştırdığı virüsler için hazır depo görevi görmektedir.

4. Mutlaka Ekim Nöbeti Uygulanmalıdır.

Buğday, arpa, yulaf, tritikale, çavdar, kuşyemi ve mısır üretiminde dane verimini düşüren, unun ve yemin kalitesini azaltan Sarı Cücelik Virüs Hastalıkları ile mücadelede ekim sıralaması yapmak ve ekim nöbeti uygulamak etkili bir mücadele şeklidir. Aynı tarlaya Ekim Sıralamasında: Birinci yıl tahıl olarak ekmeklik buğday veya bir başka tahıl, İkinci yıl yağ bitkisi olarak Ayçiçeği veya Kanola, Üçüncü yıl ise yem bitkisi olarak Kışlık Fiğ veya Yem Bezelyesi ekilmelidir. Ancak Dördüncü yıl tahıla dönülmelidir.

5. Yabancı Otlar İle Mücadele Edilmelidir.

İyi bir toprak işleme ile tarlayı ekime hazırlarken ayrık, yabani yulaf, brom otu, kanyaş gibi otlar yok edilmelidir. Ayrıca Glyphosate veya Glyphosate Amonium Tuzu içerikli herbisitlerle veya çapalama ile tarla kenarlarındaki yabancı otlarla mücadele edilmelidir. Virüs hastalıklarına depo ve barınak görevi yapan yabancı otlarla mücadele edilmezse hastalık kaynağı ortamda sürekli varlığını koruyacaktır.

6. Çok Tohum Atmaktan ve Sık Ekimden Kaçınılmalıdır.

Yüksek verim ve kaliteyi sağlayan tohum miktarı dekara 18-20 Kg olarak belirlenmiştir. Böylece kök ve kök boğazı hastalıkları ile de tarlada ürünün yatması engellendiği gibi ayrıca kaliteli buğday ürünü de sağlanmış olacaktır.

7. Bu önerilerle birlikte ekimden hasada kadar diğer kültürel faaliyetlere de dikkat edilmelidir.

**Sonuç olarak Trakya Bölgesi ve Tekirdağ ilinde yaygın şekilde görülen Sarı Cücelik Virüs Hastalıklarına karşı mücadelede en etkili yol; geç ekim (Kasım ayı) ve yöreye uygun çeşit seçimidir. Bunun yanı sıra diğer mücadele yöntemlerinin de usulüne uygun yerine getirilmesiyle etkili bir üretim gerçekleştirilmesi, üründe verim ve kalitenin artışını sağlayacaktır.

Prof. Dr. Havva İLBAĞI

Namık Kemal Üniversitesi

Ziraat Fakültesi

Bitki Koruma Bölümü-TEKİRDAĞ

 

Prof. Dr. Havva İLBAĞI’nın ÖZGEÇMİŞİ:

Namık Kemal Üniversitesi, Ziraat Fakültesi, Bitki Koruma Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Havva İLBAĞI Türkiye’de özellikle Trakya Bölgesi’nde buğday ve tahıllardaki virüs hastalıkları üzerinde özgün ve önemli araştırmalar yapmıştır. Halen Türkiye’de tahıl virüs hastalıkları konusunda en yetkin Öğretim Üyesi ve Bilim İnsanıdır.

TÜBİTAK ve Tekirdağ Valiliği’nin desteğinde yürüttüğü ve başarı ile tamamladığı proje sonuçlarını Tekirdağ İl Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü’nün teknik personeli ile Tekirdağ çiftçilerini bilgilendirmek üzere konferanslar konuşmacısı olarak çiftçi eğitimine de katkı sunmakta olup konu hakkında çalışmalarına devam etmektedir.

Malkara’da Çiftçilere Tahıllarda Görülen Hastalıklar Anlatıldı

Prof. Dr. Havva İlbağı, Malkara Kültür Sarayı’nda düzenlenen konferansta, sarı cücelik hastalığının tahıllarda görülenen önemli virüs hastalıklarından biri olduğunu belirtti.

Tahıllarda virüshastalıkları ile mücadele konusunda Trakya’da ve Tekirdağ’da araştırmalaryaptıklarını ifade eden İlbağı, ‘Tahıllarda görülen viral hastalıklarla karşımücadele için tahıl ekimini kasım ayının ikinci haftasından sonra yapmalı. Sertifikalı tohum kullanmalı, tarla sınırlarında bulunan yabancı otlarlamücadele etmeli. Ekim nöbeti uygulanmalı ve dekara atılan tohum miktarına vebölge şartlarına dikkat edilmeli’ diye konuştu.

Konferansa, Malkara Kaymakamı Osman Altın, Tekirdağ GıdaTarım ve Hayvancılık İl Müdürü Zekeriya Sarıkoca, Malkara İlçe Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürü Cengizhan Erbaş, Malkara Ziraat Odası Başkanı MustafaGündüz ve çiftçiler katıldı.

İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ, TARIM ETKİLEŞİMİ VE TRAKYA

Namık Kemal Üniversitesi (NKÜ) Ziraat Fakültesi Biyosistem Topluluğu tarafından, ’İklim Değişikliği, Tarım Etkileşimi ve Trakya’ konulu konferans düzenlendi.

Dünya Su Günü çerçevesinde NKÜ Ziraat Fakültesi Konferans Salonu’nda düzenlenen konferansa İstanbul Teknik Üniversitesi Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi, Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Levent Şaylan konuşmacı olarak katıldı. Konferansı, Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet İstanbulluoğlu, akademik personel ile öğrenciler takip etti.

Prof. Dr. Levent Şaylan, tarımsal meteorolojinin, atmosferik olaylar ile bitkisel ve hayvansal üretim arasındaki ilişkiyi analiz ettiğini dile getirdi. İklim değişikliğini etkileyen etmenlere değinen Prof. Dr. Şaylan, tarım alanlarının da iklimleri nasıl etkilediğini anlattı.

Program günün anısına hediye takdimi ile son buldu.

Pirinç İçin Tehlike Çanları Çalmaya Başladı

Edirne Ziraat Odaları, Çeltik Üreticileri Birlikleri ve Tarım Kooperatifleri çeltik fiyatlarının düşmesine tepki gösterdi. Üreticiler,”şartlar böyle devam ederse çeltik üretemeyeceklerini” belirtti. İpsala Çeltik Üreticileri ise satamadıkları pirinçten pilav yaparak, 2 bin kişiye ücretsiz dağıttı.

Edirne Ziraat Odaları, Çeltik Üreticileri Birlikleri ve Tarım Kooperatifleri çeltik fiyatlarının düşmesine tepki gösterdi.
Trakya Türkiye’nin pirinç ihtiyacının yüzde 55’ini karşılıyor. Türkiye pirinç ihtiyacının yüzde 80’ini kendisi üretiyor. Yüzde 20’si ise ithalat yoluyla karşılanıyor.
Edirne’nin Keşan, İpsala, Uzunköprü ve Meriç ilçelerindeki Ziraat Odaları, Çeltik Üreticileri Birlikleri, Sulama Kooperatifleri ve Tarımsal Kalkınma Kooperatifleri düşen çeltik fiyatlarına tepki gösterdi.
İpsala Meydan’ında ortak basın açıklaması yapan birlik temsilcileri ve üreticiler, çeltikte yaşanan sıkıntıları anlattı.
İpsala Çeltik Üreticileri Birliği Başkanı Sedat Balcılar, 1lira 50 kuruşa mal ettikleri çeltiği 1 lira 20 kuruşa satmak zorunda kaldıklarını belirtti.
Balcılar, şartların bu şekilde devam etmesi durumunda, çeltik üretiminin sona ereceğini belirtti.
Basın açıklamasının ardından İpsala Çeltik Üreticileri Birliği, satamadıkları pirinçten pilav yaparak vatandaşlara dağıttı.

Her Çiftçiye Bir İnek Müjdesi

Alaplı Ziraat Odası Başkanı Şeref Türkoğlu, “Her Çiftçiye Bir İnek” Projesi’ne 25 çiftçinin başvurduğunu bildirdi.

Türkoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ilçede süt hayvancılığını geliştirmek için bir bankayla kredi anlaşması yaptıklarını belirtti.

Proje kapsamında, birçok müracaatın yapıldığını ifade eden Türkoğlu, şunları söyledi:

“1 hafta önce odamızın yönetim kurulu üyelerini bilgilendirerek köylerde projeyi anlatmalarını istemiştik. 3 gündür projeyle ilgi odamıza çok sayıda müracaat gelmeye başladı. Özel bir bankayla yaptığımız kredi anlaşmasıyla önce ‘her çiftçimize 1 inek’ diyerek başlamıştık. Ancak çiftçilerimizden gelen yoğun talep nedeniyle inek sayısında artış yaptık. Çiftçilerimiz istedikleri kadar inek için kredi talebinde bulunabilecekler. 25 çiftçimiz toplam 68 adet inek başvurusunda bulunmuş. Bu sayı her hafta artıyor. İlçemizde hayvancılığı eski günlerine döndürmeye çalışıyoruz. Her çiftçimizin evinin altına bir inek olmasını istiyoruz. Bunu yanında süt hayvancılığını canlandırmak istiyoruz.”

Sebze-meyve yüzde 60 ucuzlayacak

TÜMESKOM Başkanı Burhan Er, havaların böyle devam etmesi durumunda sebze ve meyvede bolluk olacağını söyleyerek, ‘Fiyatlar özellikle nisanın başından itibaren hissedilir derecede düşmeye başlar. Fiyatlarda geçen yıla göre yüzde 60’ya varan bir ucuzlama olacak’ diye konuştu

Türkiye genelindeki elverişli  hava şartlarının bu şekilde sürmesi halinde, sebze ve meyve üretiminin bundan  olumlu etkileneceği, fiyatların da geçen yıla oranla gerileyeceği bildirildi.

Türkiye’de bu yıl, meyve üretimini olumsuz etkileyen ilkbahar geç  donları gibi iklimsel olayların yaşanmaması, üreticinin yüzünü güldürüyor.  Türkiye’nin sebze ve meyve ihracatında en büyük pazarı olan Rusya ile yaşanan  krizin, bu alana da sıçramasından sonra sıkıntılı bir kış sezonu geçiren sektör  paydaşları, bu ayın sorunsuz şekilde geçmesini bekliyor.

Açıkta yetiştirilen sebze ve meyvelerde etkili olan hava koşulları,  üretim ve ona bağlı olarak da fiyatların oluşmasında en önemli faktör  durumundayken, ülke genelinde bir süredir devam eden elverişli hava şartları,  üreticiyi yaz sezonu için umutlandırıyor. Bu yaz sezonunda, aşırı yağış ve  kuraklık ile ekonomik kayba yol açacak bir hastalık ve zararlıların etkisi  olmadığı sürece sebze ve meyve rekoltesinde bir sıkıntı beklenmiyor.

Bahar aylarıyla birlikte meyve ağaçları çiçek sezonunu açtı. Bunun  yanı sıra bazı yazlık sebze ve meyveler de tezgahlarda boy göstermeye başladı.

‘YÜZDE 60 UCUZLAYACAK’

Tüm Bostan Sebze Meyve Komisyoncu ve Tüccarlar Federasyonu (TÜMESKOM)  Başkanı Burhan Er, AA muhabirine yaptığı açıklamada, pazarlarda artık kışlık  sebze ve meyvelerin yerini yazlık ürünlere bırakmaya başladığını söyledi.

Kış sezonunun kendileri için oldukça kötü geçtiğini dile getiren Er,  “En büyük pazarımız olan Rusya’yı kaybettik. Kaybolan bir pazarın yerini  doldurmak da öyle kolay olmuyor. Depolarımız kışlık ürünlerle dolu. Oldukça zarar  yaşadık. Çok zor durumda kalan arkadaşlarımız var. Bu durum tüketiciye olumlu  yansıdı ancak bizi çok zor durumda bıraktı. Bazı ürünleri değerinin altında  sattık diyebilirim.” dedi.

Er, yaz sezonun gidişata göre oldukça verimli göründüğünü ifade  ederek, “Hava şartları mükemmel gitti. ‘Mart ayı iyi geçsin’ diye dua ediyoruz.  Neredeyse, ‘Acaba fırtına ya da soğuk olacak mı?’ diye korkuyla her gün havaya  bakıyoruz. Çünkü badem, erik ve diğer meyve ağaçları çiçek açtı. Bazı yazlık  ürünler yavaş yavaş tezgahlardaki yerini de almaya başladı. Mesela yakında kiraz  da çıkmaya başlayacak. Eğer bir soğuk olursa, bu durum çiçeklere çok zarar  verir.” diye konuştu.

Sadece soğuk ve fırtınanın değil, aşırı sıcağın da ürüne zarar  verebildiğini aktaran Er, “Eğer hava böyle devam ederse mükemmel bolluk olur.  Ancak ne olacağı belli olmaz. Her şey çok güzel şu an. Böyle giderse fiyatlar da  çok uygun olacak. Fiyatlar özellikle nisanın başından itibaren hissedilir  derecede düşmeye başlar. Şunu net biçimde söyleyebilirim ki fiyatlarda geçen yıla  göre yüzde 60’ya varan bir ucuzlama olacak.” şeklinde konuştu.

Tarım Kredi’nin Genel Müdürü Ayhan Karayama Oldu

Günlerdir beklenen Tarım Kredi’nin yeni genel müdürü belli oldu. Tarım Kredi Kooperatifleri Merkez Birliği’nin yeni Genel Müdürü Ayhan Karayama oldu.

Ayhan Karayama Tokat’ın Başçiftlik ilçesinde 1968 yılında doğdu. İlk, orta ve lise öğrenimini Başçiftlik’te tamamladıktan sonra Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölümünü ve Anadolu Üniversitesi İktisat Fakültesini bitirdi.

Özel sektörde yatırım uzmanı, T.B.M.M.’de milletvekili danışmanı, Bayındırlık ve İskan Bakanlığında Özel Kalem Müdürü ve Bakan Danışmanı olarak görev yaptı. 2004 yılında Toprak Mahsulleri Ofisi Genel Müdürlüğünde ziraat mühendisi olarak göreve başladı.

Bir süre şube müdürü olarak görev yaptıktan sonra 07.09.2005 tarihinde Araştırma Planlama ve Koordinasyon Dairesi Başkanlığı görevine ve 25.04.2008 tarihinde TMO Genel Müdür Yardımcılığı ve Yönetim Kurulu Üyeliği görevlerine atandı. 2006 yılında “TMO’nun ilk fındık alım operasyonunda Fındık Alım Genel Koordinatörü olarak gösterdiği başarı” sebebiyle Bakanlık Makamı tarafından ödüllendirildi.

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Tarım Meclisi Üyeliği, Ankara Ticaret Borsası Hububat Mamulleri Meslek Komitesi Başkanlığı, Türkiye Kamu İşletmeleri Birliği Denetim Kurulu Üyeliği, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı İzleme Grubu Üyeliği, TMO Mensupları Sosyal Yardım Sandığı Vakfı Başkanlığı ve TMO Etik Kurul Başkanlığı görevlerini de yürüten Ayhan Karayama, Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinde Ziraatçi Bilirkişi, birçok sivil toplum kuruluşunda ise kurucu, üye ve yönetici olarak görev yaptı.

18.08.2011’den itibaren Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğünde Genel Müdür Yardımcısı ve Yönetim Kurulu üyesi olan ve 21.12.2015 tarihinde aynı kurumun Genel Müdür Vekilliğine getirilen Sayın Ayhan Karayama, 27.02.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan karar ile TMO Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Başkanı olarak atandı.

İyi derecede ingilizce bilen Karayama, evli ve üç çocuk babasıdır.

Süleyman Orhan Örnek Çiftçi Seçildi.

Manisa’nın Turgutlu İlçesi’nde yağmurlama sulama ile dondan korunma çiftçi bilgilendirme toplantısı çiftçinin bağında yapıldı.

Turgutluyanki.com’dan Tuncel Yılmaz’ın haberine göre, Turgutlu Kaymakamı Uğur Turan, Turgutlu Ziraat Odası Başkanı Abdullah Şenol, Turgutlu İlçe Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü mühendisleri ve çiftçilerin de katıldığı Yağmurlama sulama ile dondan korunma bilgilendime toplantısı örnek çiftçi seçilen Süleyman Orhan’ın bağında yapıldı.

SİSTEMİ KURDUM DONDAN ETKİLENMEDİM

27 Mart 2016 tarihinde Manisa yaşanan don olayında bağının dondan zarar görmediğini belirten Süleyman Orhan: “Geçen sene yaşadığımız don olayında 13 dönüm olan üzüm bağımda don faciası yaşadım. Daha sonra düşündüm taşındım, İlçe Tarım müdürlüğüne sordum. Bana üstten sulama yağmurlamayı önerdiler. Bağıma düşük maliyetlerle bu sistemi kurdum. 27 Mart’ta Manisa ve ilçemizde yaşanan orta derecedeki don olayından etkilenmedim.” diye konuştu.

Turgutlu İlçe Tarım Müdürü Musa Çallı ise: “İlçemizin 250000 dekar tarım alanının yaklaşık 80000 dekarını çekirdeksiz kuru üzüm oluşturmaktadır. Tamamına yakına ihraç edilen kuru üzümümüz İlçemize 100 milyonlarla ölçülen miktarlarda ekonomik katkı sağlamaktadır. Ayrıca İlçemiz yaklaşık 15000 dekar gibi bir alanıyla ve bölgemize özgü papaz eriğiyle de önemli bir yere sahiptir. Soğuk zararı da dediğimiz don hadisesi üzüm ve eriğimizi tehdit etmektedir. Ve iklimlerin de değişmesiyle son yıllarda bu durum çok fazla meydan gelmeye başladığından, tarım ürünlerimizde ciddi kayıplara neden olmaktadır. Sırasıyla üzüm, erik, kiraz, şeftali ve ceviz ilkbahar erken donlarından en fazla etkilenen ürünlerimizdir.” dedi.

SİSTEM ÇİFTÇİYE ÖRNEK OLACAK

Hafif ve orta don olayını önlemede bir yöntem olan üstten sulama veya yağmurlamanın belirgin bir yararı olduğunu belirten Çallı: “1 gr suyun donması için 80 kalori açığa çıkar. Yağmurlama sistemi ile eğer yaprak, sürgün veya tomurcuk gibi bitkinin taze olan yeşil aksamları 0 ºC’nin altındaki sıcaklıklarda ince bir su filmi ile kaplanırsa, suyun donmasıyla ısı açığa çıkar ve bitki sıcaklığının 0°C’nin altına düşmesini engellenir. Turgutlu İlçesi çiftçilerinden Süleyman Orhan’ın yağmurlama sistemi kurulu olan ve 18 Mart ile 29 Mart tarihlerinde meydana gelen don hadiselerinden bu sistem sayesinde hiç zarar görmeyen bağı ile diğer çiftçilerimize örnek olacağını umut ediyoruz ve kendisine teşekkür ediyoruz.”diye konuştu.

ÖNCE TEDBİRİ ALACAĞIZ SONRA TAKDİRİ ALLAH’A BIRAKACAĞIZ

Önemli olan helalinden yemek. Ama çalışmadan Allah vermiyor.” diye konuşan Turgutlu Kaymakamı Uğur Turan da: “Önce tedbiri alacağız. Sonra takdiri Allah’a bırakacağız. Yoksa Allah muhafaza buyursun demekle olmuyor. Evet Allah muhafaza buyursun diyeceğiz, dua edeceğiz. Hafif ve orta don olaylarına karşı tedbir almamız için küçük yatırımlarla, önlem almayı çiftçilerimize öneriyoruz.” dedi.